|
MODA MARKALAR
ÜYE FİRMALAR
Güzellik rehberi
GÜZELLİK BAKIM HABERLERIMIZ | Allık sürmenin püf noktaları allık sanki spordan yeni çıkmışsınız da yanaklarınız kızarmış gibi durmalı. İşin sırrı doğru uygulamayla allıkla bu doğallığı yakalayabilmekte. yanaklarınıza bir çimdik atın ve orada nas... haberin devami » | | Erkekte saç modası etiler’in ünlü erkek kuaförü özcan tekcan, sanat, siyaset ve spor camiasının en yakından tanıdığı kuaförlerin başında geliyor. 2008 avrupa şampiyonası’nda m... haberin devami » | | Kişisel bakım trendleri güzel görünmek için ne kadar ileri gidebilirsiniz? ya da neden güzel olmak istersiniz? 2010un kişisel bakım trendlerine bakacak olursak, güzellik için her ... haberin devami » | | Milenyumda Taş devri diyeti vejetaryen beslenmeyi sağlıksız bulanların geliştirdiği diyette sınırsız et yemek serbest. ancak un, şeker ve tahıl ürünleri yasak. yemeklerde zeytinyağı, sofrada süt ür&uum... haberin devami » | | Oksijenli saç bakımı annem ve saz arkadaşları yıllarca yırtındılar kızım saçını boyatma, doğal rengi en güzeli elinde kalacak bu saçlar diye...... annem ve saz arkadaşları yıllarca yırtındılar k... haberin devami » |
En son moda haberleri
MODA HABERLERIMIZ | Plaj ve havuz modası şıklığı çantadan şapkaya, hatta takılara kadar bir çok aksesuarla sağlamak mümkün. sahillerde bu yaz kadınlar yere kadar uzanan plaj gömlekleriyle süzülecekler.... haberin devami » | | Yaz sezonun erkek modası yaz davetlerinde ne giymeli? lacivert, beyaz ve kırmızı, ‘denizci’ stili nasıl uygulanır? türk erkekleri parmak arası terliği benimsedi mi? erkek modasının satırbaşlarını derledik&n... haberin devami » | | Ülkeler moda da yarışıyor louis vuitton 2009-2010 kreasyonunda futbol topunu anımsatan, klasik monogramlı bir seyahat çantası yapınca futbol dünyasının sadece sahaları değil podyumları da kızıştıracağı belli o... haberin devami » | | Haftanın en yeni en modası mendos mağazalarında sayılan gotex’in 2010 yaz koleksiyonundaki bikiniler aynı desenden pareolarla eşleştirilmiş. leoparlı bikini 438, pareo 273 tl. güneşe karşı yoğun koruma vichy’... haberin devami » | | Haftanın en yeni en modası galata’da özel bir otel İstanbul galata’daki tom tom suites şehri tanımak isteyenler için ideal bir konaklama yeri. modern dekorasyonuyla dikkat çeken otelin giriş katı... haberin devami » | | Bu Haftanın en yeni en modası fırfırlı sezon roman‘ın ilkbahar-yaz koleksiyonunda bol bol fırfır kullanılmış. fırfırlı ve renkli mini etekler dolgu topuklu ayakkabılarla kombinlenmiş. hızlı uzayan tırnaklar sall... haberin devami » | | Yaz sezon trendleri sezonda ne içeceğiz, ne dinleyeceğiz, hangi konserlerle coşacağız ve hatta neler giyeceğiz diye merak ediyorsanız işte size birkaç ipucu. akşamüstü partileri in olacak; tü... haberin devami » | | Haftanın en yeni en modası pembe elbiseler dkny jeans’in yaz koleksiyonunda ağırlıklı olarak pembe kullanıldı. öne çıkan parçalarsa penye mini elbiseler, deri ceketler ve burnu açık botlar. k... haberin devami » | | Moda olacak tişörtler türkiye’nin tarihi ve kültürel mirasına odaklanan tişört temalarıyla öne çıkan atelier creart, 2010 yaz sezonuna yepyeni tasarım ve yeni tasarımcılarla giriyor. ... haberin devami » | | Düğün ve mezuniyet gecesinin yıldız olamk için mezuniyet ve düğün mevsimi, gözleri abiyelere çevirdi. gençler bir yandan hayatlarında bir sayfanın kapanıp yeni bir sayfanın açılmasının heyecanı içinde me... *Mimoza sarısı,şimdi moda dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanıyor.
Gelecek yaz her taraf, mutluluğun rengi sarı ile ışıldayacak. Mimoza sarısı akımı sadece modada değil, dekorasyon dünyasında da karşımıza çıkıyor. Renk konusunda dünyaca ünlü otorite olan, Amerikalı Pantone Renk Enstitüsü, önümüzdeki yılın renklerini açıkladı. Bu listede öne çıkan bir renk var ki, dünyanın içinde bulunduğu krizlere, savaşlara rağmen sonsuza kadar umut etmemiz gerektiğini anlatıyor bize: Mimoza sarısı. Ada çiçeği olarak bilinen mimozanın o kendine has, sıcak rengi şimdi moda dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanıyor. Pantone Renk Enstitüsü’nün de bu rengi seçmesinin aslında tek nedeni dünyanın karamsarlıktan biraz da olsa uzaklaşması, insanların kendilerini mutlu hissetmesi. Enstitü mimoza sarısını 2009’un rengi ilan etti. Pantone Yöneticisi Leatrice Eiseman, mimoza sarısının harika bir sembolik renk olduğunu söylerken; “Sarı hep sıcaklık, güneş ve mutlulukla ilişkilendirilmiştir, şu sıralar ihtiyaç duyduğumuz tüm iyi şeylerle yani... İnsanlar sarının atmosferi aydınlattığını bilir. 2009’da daha önce rastlamadığınız yerlerde sarıyla karşılaşmaya hazırlanın” diyor. Aslında mimoza sarısının seçilme nedeni apaçık ortada: Umudun ve istikrarın rengi olması...
Peki neden siyah veya bej değil?
Aslında bunun cevabı da yine mimoza sarısında yatıyor. İnsanlar bu renge baktıklarında güneşi, aydınlığı, sıcağı düşünüyor. Bu da insanların mutluluk ve sevinç hissetmesine, umutlarını kısa süreli de olsa yitirmemelerine neden oluyor. Pantone, bej veya siyah gibi renkleri ise, insanları karamsarlığa itebileceği, ekonomik krizle birlikte zaten tüketim korkusu içine giren dünya nüfusunun alışveriş iştahını keseceği düşüncesiyle, 2009’un rengi olarak seçmemiş.
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
*Şimdi yeşil tasarımlar moda
Özellikle naylon poşet yerine tasarladığı çantalar yine çevreye duyarlı Avrupalı ve Amerikalılar tarafından keşfedilmiş. 24 yaşındaki genç modacı moda dünyasının son trendi “yeşil tasarım”ın sadece organik kumaş kullanmakla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden özellikle Amerika’da yayılan, naylon poşet yerine bez çanta kullanma alışkanlığına yönelik tasarımlar yapıyor.
Market poŞetlerİne karŞI
İlk başta günlük kullanım için tasarladığı çantaların daha sonra alışveriş çantası olarak hazırlayan Temurlenk “Çantalarım, yurtdışında daha çok tercih ediliyor. Çünkü naylon poşete karşı daha tepkililer. Internet adresim www.design7.etsy.com üzerinden ulaşarak sipariş veriyorlar. Yakın zaman önce Türkiye’de de şatışa başladım. Naylon poşetlere her gün mutlaka ihtiyacımız oluyor. En azından alışverişe giderken, yanımızda bez torba götürürsek, marketlerden alacağımız poşetlerin sayısı azalmış olacak” diyor.
ZARARINI GÖSTERECEĞİM
Şubat 2009’da Finlandiya Helsinki’de Fanasos Fashion Show bünyesinde koleksiyonu tanıtacak olan İrme Temurlenk ondan önce, dikkat çekecek bir performans gösterisine hazırlanıyor. Temurlenk “Tasarımlarımı farklı malzemelerle yapıp, insanların kumaş giydiklerini sanırken aslında, ne kadar zararlı malzemelerle yapılan giysileri kullandıklarına dikkat çekmek istiyorum. Kumaşlarda kimyasal malzemelerin kullanılması hem çevreye hem de insan vücuduna zarar veren etkenler” diyor.
Kafkas kıyafetlerinden esinleniyor
Oset kökenli olan İrme Temurlenk, markasında Osetçe soyadını Mamsıratı’yı kullanmış. Osetler’de soyadının isimden önce kullanılması nedeniyle markanın adı, Mamsıratı Irmae olmuş. Aile köklerine bağlı olduğunu ve yerel değerlerini unutmadığını söyleyen İrme Temurlenk uzun yıllar Kafkas halk dansları ekiplerinde dans etmiş. Hâlâ Kafkas kostümleri tasarlayıp dikiyor. Temurlenk koleksiyonlarında Kakasya’nın etnik kıyafetlerinden de esinleniyor.
Organik kumaşlar tercih ediliyor
“Artık insanlar oldukça bilinçli, organik malzemelerden yapılmış giysileri tercih eden güzel bir kitle var. Yurtdışında çoğu moda tasarımcısı organik kumaşları tercih ediyor, bu konuya dikkat çekebilen birçok tasarımcı var; Gary Harvey, Bahar Shahpar, Laura&Becky Carter, Kate Quinn gibi.”
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
*Şimdi jeane dövme yapmak moda
Fransız Jean Paul Gaultier, hiç kuşkusuz moda deyince akla gelen en önemli markalardan biri... Her yaptığı defile olay oluyor, tasarımları modanın sınırlarını zorluyor. Bu yüzden “modanın çılgın çocuğu” olarak anılıyor. Gençlere ulaşmak için kurduğu Jean’s Paul Gaultier markası ise tasarımcı Raffaele Caroli’ye emanet. Caroli geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı, sezonun trendlerini anlattı. O, “modanın çılgın çocuğu” olarak anılıyor. Çünkü hiçbir zaman sıradan bir modacı olmadı ve hiçbir zaman standart bir moda eğitimi almadı. Moda dünyasındaki ilk atılımını kendi çapında yaptığı çizimleri ünlü modacı Pierre Cardin’e göndererek yaptı. daki cevheri ve başarıyı hemen fark eden Cardin, Gaultier’yi asistan olarak yanına aldı. Gaultier ilk kişisel koleksiyonunu 1976’da sundu. Ve hızla moda dünyasının en önemli markalarından biri haline geldi. Sadece defileleri değil, filmler ve video klipler için hazırladığı tasarımlar da günlerce konuşuldu (Bakınız Madonna’nın sahne kostümleri ve 5. Element filmi). 2005’in yaz aylarında ise gençlere Gaultier’yi sevdirmek için bir alt marka olarak Jean’s Paul Gaultier’yi kurdu. Jean grubunda da müthiş işlere imza attı. Bu müthiş işlerin altında ise İtalyan jean tasarımcısı Raffaele Caroli’nin imzası var. Caroli küçük yaşlardan itibaren modaya ilgi duymaya başlamış. Çünkü 1980-90’lı yıllarda annesi ve babası önemli İtalyan markalarının satış haklarını ellerinde bulunduruyormuş. Caroli o günleri şöyle anlatıyor: “Annem ve babam çocukken etrafımda sürekli moda konuşurdu. Hatta öyle ki ben daha iki yaşındayken sezonun moda renklerine göre giyinirdim. Modadan başka bir iş yapmayı hiç düşünmedim. Bu yüzden kariyerimde hızla ilerledim. Milano’daki Marargoni Üniversitesi’nde moda tasarımı okudum. Sonrasında bazı kurslara katıldım. Yine Milano’da Avrupa Design Enstitüsü’nde moda pazarlaması üzerine master yaptım. 2003 yılında Alexander Mcqueen’in asistanlığını yaptım. Ardından John Ricmond’a transfer oldum. İki sene önce de Jean Paul Gaultier’ye geçtim.”
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
*Jean o kadar hayatımıza girdi ki kumaş pantolonları kimse umursamıyor artık
Jean o kadar hayatımıza girdi ki kumaş pantolonları kimse umursamıyor artık. Her ne kadar kumaş pantolonlar, bu sezon şanslarını zorlasalar da jean’lerin önüne geçip görünür olamadılar. Bu kalın, kaba saba, işçi pantolonu da öyle yumuşadı, usta ellerde, tasarımcıların hayal dünyasında öyle hallere girip çıktı ki geçmişiyle hiç alakası kalmadı. İşçi pantolonuyken bir anda 50’lerin ortalarında James Dean’in üzerinde görülmesiyle gençlerin gözdesi oldu ve o yıllardan beri hâlâ gençlerin ve genç olduğunu düşünenlerin üniforması... Ama uzun yıllar jean pantolon, kimilerine göre giyilmesi saygısızlık göstergesi, fazla rahat, umursamaz ve salaş görünümüyle asiliğin, karşı çıkmanın sembolü oldu. Yani gardıroplarımızın kadim dostunun bugünlere gelmesi pek kolay olmadı. Kolay mı; “salaş, saygısız, pejmürde, o ne öyle yırtık pırtık” diye bir sürü yargılayıcı tavırla başa çıkmak... Ama jean tüm bunlarla başa çıktı, ne kadar zeki ve yenilmez olduğunu kanıtladı ve popomuzdan, gardırobumuzdan uzun süre çıkmayan tek giysi parçası olarak ruhlarımıza sızdı... Eh tabii ki jean de eski jean değil artık. Pek alımlı, çalımlı, fiyakalı olmuş, özenle eskitilmiş, taşlarla süslenmiş, popoyu yeniden şekillendirmiş, göbeği açıkta bırakmış, bir bakanı bir daha baktırmış, ‘limited edition’ halleriyle sınırlı sayıda tüketiciyi sıralarda alıkoymuş, bekletmiş, süründürmüş, ciddi paralar harcatmış, kopyalanmış ve yılların hor görülmesinin intikamını almış.
Onun intikamı, kendi hakkındaki tabuları yıkması da bize yaramış; hemen her yere giyebilecek, iş toplantılarından kulüplere, entel kokteyllere kadar giyilebilecek jean’lere sahibiz artık. Bir zamanların salaş, konforlu, parçalanana dek giyilen tek bir jean’e sahip olmak konsepti de yok artık. Tabii bu durum bize biraz pahalıya patladı ve neredeyse her gardıropta en az 3-4 jean pantolon var.
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
*Hiçbir erkek onu acıdan çıldırtacak bir ayakkabıyı alma zahmetine katlanmaz.
İlk kez Paris Moda Haftası’nda dünyaya tanıtıldı. Şu anda satış rekorları kırmakla meşgul. Louis Vuitton’un Erkek Giyim Stüdyosu’nun Direktörü Paul Helbers’le sadece yeni koleksiyonu değil, genel olarak erkek modasını, erkeğin giyime bakışını konuştuk. Paul Helbers, Louis Vuitton’un kreatif direktörü Marc Jacobs’un ekibinde çalışıyor ve markanın erkeklerle ilgili her tür üretiminin tasarımından sorumlu. Enteresan bir tasarımcı. Bakın ne diyor: "Enerjiyi bazen bir sanat eserinden, bazen de bir süpermarketten alabilirim. Şık insanları değil kötü giyinenleri inceliyorum. Bunu daha çok ilham verici buluyorum."
Neden sadece erkekler için tasarım yapıyorsunuz?
-Erkekler, kadınlar gibi değil. Hiçbir erkek onu acıdan çıldırtacak bir ayakkabıyı alma zahmetine katlanmaz. Erkekler, rahatlık, kalite ve şıklığın peşindedir. Eğer bir erkek, mağazanızdan satın aldığı ceketinin içinde kendisini rahatsız hissederse o an, o müşteriyi kaybettiniz demektir. Galiba ben tüketici olarak erkekleri kadınlardan daha çok seviyorum.
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
*Şu an üzerinizde olan şeyi o ekibiyle birlikte yıllar öncesinden tahmin ediyor

Barbara Kennington moda dünyası için çok önemli bir kadın. Şu an üzerinizde olan şeyi o ekibiyle birlikte yıllar öncesinden tahmin ediyor. İşi bu, geleceğin trendlerini tahmin etmek. Sadece tahmin etmek değil, aynı zamanda analiz etmek. Yani neyin neden trendi olduğu sorusunu da cevaplamakla yükümlü hissediyor o kendini. Hayır, trendleri görmek için kahve fincanına bakmıyor. Kreatif kurucusu olduğu, dünya çapında 35 bin üyesi bulunan, yıllık üyelik ücreti 15 bin sterlin olan, dünyanın en önemli trend takip sitesi WGSN için çalışan trend avcıları New York’tan Tokyo’ya 50 ülkede her gün sokaklarda dolaşıyor, defilelere gidiyor, insanların, vitrinlerin, modanın gidişatına dair sinyal veren her şeyin fotoğrafını çekiyor, analiz ediyor. Sonra Kennnigton ile ekibi masaya oturup büyük resme karar veriyor, kullanıcılarını, dünya modasını ne şekilde yönlendireceklerini sorguluyor. Kennington arada bir Türkiye’deki WGSN kullanıcılarına yakın geleceğin trendlerini anlatmak için İstanbul’a uğruyor. Bu kez onu yakalama ve moda üzerine sohbet etme şansım oldu.
Siz aslında moda tasarımı eğitimi aldınız ve kariyerinize tasarım yaparak başladınız ama başka bir yola saptınız. Kimileri “İyi bir yazar değilsen editör, iyi bir müzisyen değilsen prodüktör olursun der”. Bunu modaya uyarlarsak diyebiliriz ki iyi bir tasarımcı değilsen danışman olursun. Durum bu muydu? WGSN de bir yaratıcılık ürünü. İyi bir tasarımcıydım ama amacım asla John Galliano olmak değildi. Ben pratik tasarımların peşindeydim. Okuldan sonra markamı kurum. Sekiz-dokuz yıl iş hayatı, pazarlama gibi işlerin yanı sıra tasarım yapmak çok yorucuydu. Bunun zorlu bir kariyer olduğunu anladım. Şans eseri tasarım danışmanlığına başladım ve kariyerim başka bir yöne kaydı.
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz
|
Hakkımda
Linkler
<%LinkTitle%>
Kategoriler
Moda Haberleri
Son Blog Girişleri
MODA MARKALAR
Güzellik rehberi
En son moda haberleri
*Mimoza sarısı,şimdi moda dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanıyor.
*Şimdi yeşil tasarımlar moda
Arkadaşlar
|
|