| Moda Haberleri | |
*Mimoza sarısı,şimdi moda dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanıyor.
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz *Şimdi yeşil tasarımlar moda
Özellikle naylon poşet yerine tasarladığı çantalar yine çevreye duyarlı Avrupalı ve Amerikalılar tarafından keşfedilmiş. 24 yaşındaki genç modacı moda dünyasının son trendi “yeşil tasarım”ın sadece organik kumaş kullanmakla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden özellikle Amerika’da yayılan, naylon poşet yerine bez çanta kullanma alışkanlığına yönelik tasarımlar yapıyor. Market poŞetlerİne karŞI İlk başta günlük kullanım için tasarladığı çantaların daha sonra alışveriş çantası olarak hazırlayan Temurlenk “Çantalarım, yurtdışında daha çok tercih ediliyor. Çünkü naylon poşete karşı daha tepkililer. Internet adresim www.design7.etsy.com üzerinden ulaşarak sipariş veriyorlar. Yakın zaman önce Türkiye’de de şatışa başladım. Naylon poşetlere her gün mutlaka ihtiyacımız oluyor. En azından alışverişe giderken, yanımızda bez torba götürürsek, marketlerden alacağımız poşetlerin sayısı azalmış olacak” diyor. ZARARINI GÖSTERECEĞİM Şubat 2009’da Finlandiya Helsinki’de Fanasos Fashion Show bünyesinde koleksiyonu tanıtacak olan İrme Temurlenk ondan önce, dikkat çekecek bir performans gösterisine hazırlanıyor. Temurlenk “Tasarımlarımı farklı malzemelerle yapıp, insanların kumaş giydiklerini sanırken aslında, ne kadar zararlı malzemelerle yapılan giysileri kullandıklarına dikkat çekmek istiyorum. Kumaşlarda kimyasal malzemelerin kullanılması hem çevreye hem de insan vücuduna zarar veren etkenler” diyor. Kafkas kıyafetlerinden esinleniyor Oset kökenli olan İrme Temurlenk, markasında Osetçe soyadını Mamsıratı’yı kullanmış. Osetler’de soyadının isimden önce kullanılması nedeniyle markanın adı, Mamsıratı Irmae olmuş. Aile köklerine bağlı olduğunu ve yerel değerlerini unutmadığını söyleyen İrme Temurlenk uzun yıllar Kafkas halk dansları ekiplerinde dans etmiş. Hâlâ Kafkas kostümleri tasarlayıp dikiyor. Temurlenk koleksiyonlarında Kakasya’nın etnik kıyafetlerinden de esinleniyor. Organik kumaşlar tercih ediliyor “Artık insanlar oldukça bilinçli, organik malzemelerden yapılmış giysileri tercih eden güzel bir kitle var. Yurtdışında çoğu moda tasarımcısı organik kumaşları tercih ediyor, bu konuya dikkat çekebilen birçok tasarımcı var; Gary Harvey, Bahar Shahpar, Laura&Becky Carter, Kate Quinn gibi.” Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz *Şimdi jeane dövme yapmak moda
Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz *Jean o kadar hayatımıza girdi ki kumaş pantolonları kimse umursamıyor artık
Jean o kadar hayatımıza girdi ki kumaş pantolonları kimse umursamıyor artık. Her ne kadar kumaş pantolonlar, bu sezon şanslarını zorlasalar da jean’lerin önüne geçip görünür olamadılar. Bu kalın, kaba saba, işçi pantolonu da öyle yumuşadı, usta ellerde, tasarımcıların hayal dünyasında öyle hallere girip çıktı ki geçmişiyle hiç alakası kalmadı. İşçi pantolonuyken bir anda 50’lerin ortalarında James Dean’in üzerinde görülmesiyle gençlerin gözdesi oldu ve o yıllardan beri hâlâ gençlerin ve genç olduğunu düşünenlerin üniforması... Ama uzun yıllar jean pantolon, kimilerine göre giyilmesi saygısızlık göstergesi, fazla rahat, umursamaz ve salaş görünümüyle asiliğin, karşı çıkmanın sembolü oldu. Yani gardıroplarımızın kadim dostunun bugünlere gelmesi pek kolay olmadı. Kolay mı; “salaş, saygısız, pejmürde, o ne öyle yırtık pırtık” diye bir sürü yargılayıcı tavırla başa çıkmak... Ama jean tüm bunlarla başa çıktı, ne kadar zeki ve yenilmez olduğunu kanıtladı ve popomuzdan, gardırobumuzdan uzun süre çıkmayan tek giysi parçası olarak ruhlarımıza sızdı... Eh tabii ki jean de eski jean değil artık. Pek alımlı, çalımlı, fiyakalı olmuş, özenle eskitilmiş, taşlarla süslenmiş, popoyu yeniden şekillendirmiş, göbeği açıkta bırakmış, bir bakanı bir daha baktırmış, ‘limited edition’ halleriyle sınırlı sayıda tüketiciyi sıralarda alıkoymuş, bekletmiş, süründürmüş, ciddi paralar harcatmış, kopyalanmış ve yılların hor görülmesinin intikamını almış. Onun intikamı, kendi hakkındaki tabuları yıkması da bize yaramış; hemen her yere giyebilecek, iş toplantılarından kulüplere, entel kokteyllere kadar giyilebilecek jean’lere sahibiz artık. Bir zamanların salaş, konforlu, parçalanana dek giyilen tek bir jean’e sahip olmak konsepti de yok artık. Tabii bu durum bize biraz pahalıya patladı ve neredeyse her gardıropta en az 3-4 jean pantolon var. Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz *Hiçbir erkek onu acıdan çıldırtacak bir ayakkabıyı alma zahmetine katlanmaz.
İlk kez Paris Moda Haftası’nda dünyaya tanıtıldı. Şu anda satış rekorları kırmakla meşgul. Louis Vuitton’un Erkek Giyim Stüdyosu’nun Direktörü Paul Helbers’le sadece yeni koleksiyonu değil, genel olarak erkek modasını, erkeğin giyime bakışını konuştuk. Paul Helbers, Louis Vuitton’un kreatif direktörü Marc Jacobs’un ekibinde çalışıyor ve markanın erkeklerle ilgili her tür üretiminin tasarımından sorumlu. Enteresan bir tasarımcı. Bakın ne diyor: "Enerjiyi bazen bir sanat eserinden, bazen de bir süpermarketten alabilirim. Şık insanları değil kötü giyinenleri inceliyorum. Bunu daha çok ilham verici buluyorum."Neden sadece erkekler için tasarım yapıyorsunuz? -Erkekler, kadınlar gibi değil. Hiçbir erkek onu acıdan çıldırtacak bir ayakkabıyı alma zahmetine katlanmaz. Erkekler, rahatlık, kalite ve şıklığın peşindedir. Eğer bir erkek, mağazanızdan satın aldığı ceketinin içinde kendisini rahatsız hissederse o an, o müşteriyi kaybettiniz demektir. Galiba ben tüketici olarak erkekleri kadınlardan daha çok seviyorum. Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz *Şu an üzerinizde olan şeyi o ekibiyle birlikte yıllar öncesinden tahmin ediyor
Barbara Kennington moda dünyası için çok önemli bir kadın. Şu an üzerinizde olan şeyi o ekibiyle birlikte yıllar öncesinden tahmin ediyor. İşi bu, geleceğin trendlerini tahmin etmek. Sadece tahmin etmek değil, aynı zamanda analiz etmek. Yani neyin neden trendi olduğu sorusunu da cevaplamakla yükümlü hissediyor o kendini. Hayır, trendleri görmek için kahve fincanına bakmıyor.
Kreatif kurucusu olduğu, dünya çapında 35 bin üyesi bulunan, yıllık üyelik ücreti 15 bin sterlin olan, dünyanın en önemli trend takip sitesi WGSN için çalışan trend avcıları New York’tan Tokyo’ya 50 ülkede her gün sokaklarda dolaşıyor, defilelere gidiyor, insanların, vitrinlerin, modanın gidişatına dair sinyal veren her şeyin fotoğrafını çekiyor, analiz ediyor. Sonra Kennnigton ile ekibi masaya oturup büyük resme karar veriyor, kullanıcılarını, dünya modasını ne şekilde yönlendireceklerini sorguluyor. Kennington arada bir Türkiye’deki WGSN kullanıcılarına yakın geleceğin trendlerini anlatmak için İstanbul’a uğruyor. Bu kez onu yakalama ve moda üzerine sohbet etme şansım oldu. Siz aslında moda tasarımı eğitimi aldınız ve kariyerinize tasarım yaparak başladınız ama başka bir yola saptınız. Kimileri “İyi bir yazar değilsen editör, iyi bir müzisyen değilsen prodüktör olursun der”. Bunu modaya uyarlarsak diyebiliriz ki iyi bir tasarımcı değilsen danışman olursun. Durum bu muydu? Haberin devamını MODA KÜLTÜR sayfasından okuyabilirsiniz |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlar Fotoğraf Albümüm Linkler<%LinkTitle%>KategorilerModa HaberleriSon Blog GirişleriMODA MARKALARGüzellik rehberi En son moda haberleri *Mimoza sarısı,şimdi moda dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanıyor. *Şimdi yeşil tasarımlar moda Arkadaşlar |